İran Savaşı Sonrası Küresel Enerji Krizi Yıllarca Sürebilir
2 dk okumabbc-turkce
PAYLAS:

ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışmaların küresel enerji piyasalarında yarattığı sarsıntı, olası bir ateşkes durumunda dahi uzun süre hissedilecek. Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanması ve kritik altyapı tesislerinin hasar görmesi, petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tedarikinde yıllarca sürecek bir darboğaza işaret ediyor.
Basra Körfezi'nden yola çıkan bir petrol tankerinin alıcılara ulaşması ortalama bir ila bir buçuk ay sürüyor. Çatışmaların başlamasının üzerinden geçen bu sürede Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması, küresel piyasaların yeni bir arz eksikliğiyle yüzleşmesine neden oluyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, nisan ayının mart ayından çok daha zorlu geçeceğini belirterek, en iyimser tahminlerde bile arz açığının iki katına çıkacağı uyarısında bulunuyor.
Bu arz daralmasının küresel enflasyonu tetiklemesi ve ekonomik büyümeyi yavaşlatması bekleniyor. Uzmanlar, bazı ülkelerde enerji tüketiminin karneye bağlanabileceği senaryoları üzerinde duruyor. Hürmüz Boğazı hemen açılsa bile, fiziksel arz miktarındaki düşüş nedeniyle fiyatların kriz öncesi seviyelere dönmesi zor görünüyor. ABD Enerji Bakanlığı verileri, petrol kıtlığının 2026 yılının sonuna kadar devam edebileceğini öngörüyor.
Petrol arzındaki sorunlar, Suudi Arabistan ve diğer bölge ülkelerinin üretimi artırmasıyla nispeten daha kolay çözülebilirken, doğalgaz cephesinde durum çok daha karmaşık. 2022 yılında Rusya'nın Avrupa'ya gaz akışını kesmesinin ardından dünya, agresif bir şekilde LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz) kullanımına yönelmişti. Ancak mevcut savaş, bu stratejinin de ciddi riskler barındırdığını ortaya koydu.
Savaş öncesinde küresel LNG arzının %21'ini tek başına karşılayan Katar'ın deniz yoluyla sevkiyat için alternatif bir güzergahı bulunmuyor. IEA Başkanı Birol, gaz endüstrisinin güvenilir ve esnek bir seçenek olma itibarının ağır yara aldığını vurguluyor. Üstelik sorun sadece taşıma yollarının kapanması değil; IEA raporlarına göre Orta Doğu'da 40'tan fazla petrol ve gaz tesisi çatışmalarda hasar gördü.
En ağır hasarlardan biri, Katar'ın Ras Laffan bölgesindeki doğalgaz kompleksinde yaşandı. Dünyanın en büyük LNG tesisinin %17'sini devre dışı bırakan füze saldırılarının etkilerini silmek kolay olmayacak. Özel mühendislik ve malzemeler gerektiren bu tesislerin onarımının üç ila beş yıl sürebileceği belirtiliyor.
Benzer altyapı sorunları bölgedeki diğer ülkelerde de gözlemleniyor. İHA saldırıları sonucunda Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Irak'taki petrol rafinerileri ile enerji altyapıları ciddi zararlar gördü. Bu tesislerin yeniden tam kapasiteyle üretime geçmesinin aylar, hatta yıllar alacağı tahmin ediliyor.
Küresel enerji fiyatlarındaki artış ve LNG tedarikindeki darboğaz, enerjide dışa bağımlı olan Türkiye'nin cari açığını ve enflasyon oranlarını doğrudan etkileyecektir.
Sanayi kuruluşlarının enerji maliyetleri artabilir, üretimde yavaşlama ve maliyet enflasyonu riskleri doğabilir.
Enerji tasarrufuna yönelik yeni kamu düzenlemeleri veya sanayiye yönelik enerji kotaları gündeme gelebilir.
Yenilenebilir enerji projelerine ve yerli kaynaklara (Karadeniz gazı, Gabar petrolü) yönelik yatırımların hızlandırılması stratejik bir zorunluluk haline gelebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



