İklim Değişikliği Küresel Buğday Fiyatlarını Üç Katına Çıkarabilir
2 dk okumadonanimhaber
PAYLAS:

Dünyanın en temel tarım ürünlerinden biri olan buğday, iklim değişikliğinin yarattığı su kıtlığı nedeniyle büyük bir krizin eşiğinde. Earth's Future dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, küresel sıcaklık artışının 3 dereceye ulaşması hâlinde buğday fiyatlarının tarihi seviyelere, hatta 2010'lardaki ortalamanın üç katına çıkabileceğini ortaya koyuyor.
Araştırmacılar, 2000 ile 2021 yılları arasındaki küresel buğday fiyatlarını ve önemli üretim bölgelerindeki kuraklık verilerini analiz etti. Elde edilen bulgulara göre, fiyatlarda yıldan yıla yaşanan değişimlerin yaklaşık yüzde 74'ü şiddetli su kıtlığıyla doğrudan bağlantılı. Özellikle dünyanın farklı noktalarındaki kritik tarım merkezlerinde eş zamanlı yaşanan su sıkıntıları, fiyat artışlarını tetikleyen en büyük faktör olarak öne çıkıyor.
Çalışmanın dikkat çeken bir diğer sonucu ise tarım ürünlerinin kuraklığa verdiği tepkilerdeki farklılıklar oldu. Su kıtlığı ile fiyatlar arasındaki ilişkinin buğdayda mısıra kıyasla çok daha güçlü olduğu, pirinçte ise benzer bir bağlantının bulunmadığı tespit edildi. Bu durum, küresel buğday piyasasının eş zamanlı kuraklık olaylarına karşı son derece hassas olduğunu kanıtlıyor.
İklim modelleri kullanılarak yapılan simülasyonlar, sıcaklık artışıyla birlikte şiddetli su kıtlığı yaşayan tarım alanlarının hızla genişleyeceğini gösteriyor. Küresel ısınmanın 2 dereceye ulaşması durumunda ortalama buğday fiyatının ton başına yaklaşık 273 dolar olacağı öngörülüyor. Sıcaklık artışının 3 dereceyi bulması hâlinde ise bu rakamın 364 dolara kadar tırmanması bekleniyor.
Buğday fiyatları; enerji maliyetleri, gübre fiyatları, ülkelerin ticaret politikaları ve jeopolitik gelişmeler gibi birçok değişkenden etkilense de, iklim değişikliği artık bu artışların bir numaralı sorumlusu hâline gelmeye başlıyor. Uluslararası Gıda Politikası Araştırma Enstitüsü verilerine göre, son haftalarda küresel buğday fiyatları kuraklık ve tedarik zinciri aksaklıkları nedeniyle şimdiden yüzde 25 oranında yükselmiş durumda.
Çalışmanın baş yazarı Miroslav Trnka'nın önceki araştırmaları, iklim krizine karşı yeterli önlem alınmaması durumunda yüzyılın sonuna kadar mevcut buğday ekim alanlarının yüzde 60'ının aynı anda şiddetli su kıtlığı yaşayabileceğini göstermişti. Uzmanlar, dünyanın en önemli üretim merkezlerinin eş zamanlı olarak etkilenmesinin küresel gıda güvenliği üzerinde yıkıcı bir etki yaratacağı konusunda uyarıyor.
Küresel buğday fiyatlarındaki olası bir üç katlık artış, Türkiye'de un, ekmek ve temel gıda ürünlerinde ciddi enflasyonist baskılar yaratabilir.
Türkiye'deki un ve makarna ihracatçıları, artan hammadde maliyetleri nedeniyle küresel pazarda rekabet zorluğu yaşayabilir ve kar marjları daralabilir.
Hükümet, iç piyasayı ve gıda güvenliğini korumak adına buğday ihracatına kısıtlamalar getirebilir veya tarımsal destekleme politikalarını yeniden yapılandırmak zorunda kalabilir.
Kuraklığa dayanıklı tohum geliştirme ve akıllı tarım teknolojilerine (agritech) yönelik yerel girişimlere yapılan yatırımlar hız kazanabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



